18 Ağustos 2014 Pazartesi

ANNELİK DUYGUSU

Dünyaya geliş öyküsü herkesin farklı farklıdır. Ama en normal olanı annesinin kucağında, onun sütünü iştahla emip, gözlerinin derinlerine bakarak uykuya dalmaktır.
Annesinin güzel ninnilerini işitmek, yanaklarını öperken bile incetmekten korkan ufak dudak dokunuşlarını almaktır.
Elini sırtında hissetmektir terlemişse yenisi giydirilecek, altı ufak bir ıslanmada değişecektir.
Çünkü anne kıyamaz, üstüne titrer yavrusunun, ağlamaması için elinden geleni yapar. Hatta bazen çocuğunun oyun arkadaşı bazen palyaçosu olur komiklik yapar. Koklar onu; bebek kokusunu hangi bahçe çiçeği verebilir ki. Bebek kokusu; dünyadaki en güzel kokularının piridir çünkü anne sütü kokar. Beyazın en beyazıdır, saflık, masumiyet ve yumuşak kadife dokunuşudur.
Hastalanmasını istemezsiniz. O tek hastalanmasın, her dert bana gelsin dersiniz. Dualar edersiniz, rabbim kötülüklerden, kazadan, beladan korusun, iyi insanlarla karşılaşsın dersiniz.
Annelik duygusunu almış olan başka çocuklara da farklı bir gözle bakar onlara da aynı şevkati göstermek ister. Hangi anne çocuğunun arkadaşı için olumsuz bir şey yapar ki. Çünkü kızının arkadaşı ise o da artık kızıdır. Oğlunun arkadaşı ise o da oğludur. Hiçbirine kıyamaz.
Allah annelik sevgisini isteyen herkese yaşatmalı. Dilerim allahtan çocuk isteyip olmayan bütün kadınlar en kısa zamanda bu sevgiyi tatsınlar. Çünkü; çok özel, çok güzel ve çok farklı bir tat.
Çocuklar kızdırsa da, bazen üzseler de annelerin kızgınlığı saman alevi gibidir. Daha arkasını döndüğünde yüreği yine öpmek, sarmak ve koklamak için yanar tutuşur.
Anlayamıyorum bebeğini cami avlusuna bırakan anneleri… Şöyle bir düşünüyorum da iki çocuğum da karnımdayken onları karnımı okşayarak seviyordum. Otururken yavaş, kalkarken dikkatli oluyordum ki bebeğim içeride rahat etsin. Onlar için hayatımda en sevmediğim yiyecekleri bile tiksinsem bile yedim ki sağlıklı bir bebek dünyaya getireyim. Günde iki paket sigara içerken, hamileliklerimi öğrendiğim ilk günden itibaren bebeklerim anne sütünü bırakana kadar sigara paketine dahi elimi sürmedim. Daha sonra da yanlarında içmemeye özen gösterdim. En sonunda ise; yaptığım yanlışın faturasını ileride çocuklarım ödemesin diye sigarayı da tamamen bıraktım. Çünkü sigaradan dolayı başıma bir hastalık gelirse, çocuklarım zor durumda kalmasın istedim.
Annelik yapamayacaklarını bilen neden çocuk doğurur ki, ya da karnında bir bebek taşıdığını bilirken nasıl sigara içer ki ben inanın affedemiyorum.
Ruh ve beden sağlığı yerinde insanlar yetiştirmek istiyorsak bu daha anne karnında başlar. Sevgiyle büyütmeli, saygıyı görmeliler ki bu yürek başkalarına da aynı pencereden bakabilsin…
Herşey düzenli bir ailede başlar. Baba ve annenin birbirine tutumu dahi çocukların evliliğine bakışında etkilidir. Mutsuz kavgalı bir ailede yetişen bir çocuk, evlilik yaşına gelince korkacaktır elbet hatta evlenmek dahi istemeyecektir.

Çocuklar canımız, çocuklar ciğerimiz, sırf üst baş almak da değildir annelik babalık….Sevgiyi anne babanın bakışında hissetmelidir çocuk..

Hiç yorum yok: